Canlılar’ın temel gayesinin üremek ve hayatta kalmak olduğunu görüyoruz. Etrafımıza baktığımızda bunu net olarak görüyoruz. Üzerine koştuğumuz kedi bizden kaçıyor, elimizde tuttuğumuz balık suya atlamak için çırpınıyor, yemek verdiğimiz fare aç kalmaktansa yemek yemeyi tercih ediyor, ağaçlar topraktaki maddeleri emip daha fazla güneş almak için birbirleriyle yarışıyor.

Peki Canlılığın Temel Gayesi neden budur ki? Yaşam, yaşamaya neden bu kadar meraklıdır? Canlıların bu iç güdüsü, tanrının kanıtı olarak sunulabilir mi?

Üreme güdüsünün dominantlığının sebebi, üreme güdüsü olmayan canlıların soylarının devam edememesidir! Bu, Doğal Seçilimin doğrudan sonucudur. Canlılar arasındaki rekabet, canlıların yaşama isteği, tehlikelerden kaçmaları gibi şeyler de Doğal Seçilimin sonucudur. Bu özellikleri göstermeyen canlılar yeryüzünden silinmiştir, ve bizim gözlemlediğimiz canlılar da bu özellikleri gösteren canlıların genlerini miras almıştır.

  1. Canlılar arasında gen transferi vardır. Atalar, yavrularına genlerini aktarırlar. Atası bir özellik bakımından uyumsuz olan yavrunun da o özellik bakımından uyumsuz olma olasılığı, ve atası bir özellik bakımından uyumlu olan yavrunun da o özellik bakımından uyumlu olma olasılığı daha yüksektir.
  2. Doğaya uyum sağlamayan (ürememe, tehlikelerden kaçmama, yemek yememe) canlıların nesillerini devam ettirmesi daha zordur.
  3. Doğaya uyum sağlayan canlılar, sağlamayanlara göre genlerini daha fazla yayma imkanına sahip olurlar. Bunun sonucunda, canlılık doğaya uyumlu olacak şekilde gelişir.

Bu, canlılar arasındaki gen transferini kabul ettiğimizde sadece mantık kuralları ile bulabileceğimiz bir sonuçtur.