Joshua Rasmussen

“I would also argue that theism allows us to simplify our theory of fundamental reality. The theist can say that fundamental reality is purely perfect—i.e., that it has no mixture or positive and negative properties, and nor does it have arbitrary limits in any basic respect, whether in power, awareness, or goodness… If instead fundamental reality has a mix of limits, then greater conceptual complexity is required to specify its basic nature. For example, it takes greater complexity to specify that fundamental reality has causal powers to make particles and no powers to make thoughts than to say that it has the powers of a purely perfect foundation.”

İki teori aynı veriyi açıklayabiliyorsa daha sade olan tercih edilir, klasik Ockham’ın Usturası. Ancak sadelik sadece evrende olduğu varsayılan şeylerin sayısının azlığı değildir. Bir teorinin matematiksel ve kavramsal olarak gerektirdiği bağımsız parametrelerin ve keyfi sınırların azlığı, o teorinin ontolojik sadeliğini belirler.

Naturalizmde Keyfi Limitler

Naturalizm evrenin temel gerçekliğini fiziksel madde, enerji veya kuantum alanları (veya herhangi bir denk maddi şey) olarak kabul eder. Ancak bu temel gerçeklik keyfi sınırlara sahip olmak zorundadır:

  1. Fiziksel evrende toplam atom altı parçacık sayısı yaklaşık dır.
  2. Yerçekimi, elektromanyetizmanın belirli spesifik değerleri vardır.
  3. Bu temel yapının galaksiler oluşturma gücü vardır, nedensel güçleri vardır, ama kendi doğasında düşünce veya bilinç üretme gücü yoktur (Naturalizme göre temel bilinçsizdir).

Eğer nihai gerçek buysa, her bir keyfi limit bir soru doğurur: Neden tam olarak bu sınırlar? Neden evrendeki enerji miktarı biraz daha fazla değil? Neden galaksi oluşturabilen ama düşünemeyen bir evren? Gözlemlenen her “şu kadardır ama bu kadar değildir” durumu ya açıklanmalı veya Brute Fact olarak kabul edilmelidir.

Teizmde Keyfi Limitler

Teizm Tanrı’nın (gerçekliğin temelinin) saf mükemmel olduğunu savunur. Yani varlığın gücünde, bilgisinde, iyiliğinde keyfi sınırlar yoktur. Dolayısıyla ortada açıklanacak sınırlar yoktur. Tanrı’nın yaratabileceği elektron sayısı sınırlı değildir, bu sebeple yeni bir soru doğurmaz.

Sonuç

Naturalizm, tanrı yoktur derken basit bir şey söylemez, pozitif ve karmaşık iddialarda da bulunur: Nihai gerçekliğin bilme yetisi olmadığı, nedensel gücünün rastgele limitlerle sınırlı olduğu gibi çok sayıda iddia. Bunun yanında Teizm nihai gerçekliği basitçe sınırsız ve tam (mükemmel) olarak tanımlar ve gerçekliğin temeline dair sade (ya da en azından keyfi parametre içermeyen) açıklamayı sunar.